"Gizdüşüm" kitabı 1. baskı


1. sayfa:
KAAN İNCE
GİZDÜŞÜM

Bu kitabın geliri KAAN İNCE Kültür ve Sanat Vakfı'na bırakılmıştır.

2. sayfa:
Papirus Yayınları
Papirus no: 28
Aralık 1992

(...)

Kapak: Gani ESER

3. sayfa:
KAAN İNCE
Gizdüşüm

GECE, ÖLÜM, HÜZÜN VE SEVDA ŞİİRLERİ

4. sayfa:
KAAN İNCE (1970-1992) DTCF sosyoloji öğrencisiydi. Şiirleri Çağdaş Türk Dili, Varlık, Sombahar, Promete, Yazılı Günler, Karşı, Damar dergilerinde yayımlandı. Varlık Dergisi'nin 1992 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü'nde derece aldı. Bu kitap, şairin düzenlediği dosyaya sadık kalınarak bastırılmıştır.

5.-6. sayfa:

KAAN'IN BIRAKTIÐI

"Kuzu da koyun kadar çabuk gider" der Cervantes. Zamansız ölüm yoktur, erken ölüm vardır. Ölüm ölümdür, şu ya da bu biçimde oluşu pek bir şey değiştirmez. Yaşamı savunmak gerekir, ölüme karşı da savunmak gerekir, ancak ölmeyi bilmek de bir şeydir. Bazen ölüm bizi yakalar, bazen biz ölümü yakalarız elimizle.

Yaşamın varoluşsal değeri yani yaşamaya değer olup olmaması bir yana, onda her şeyin bazen insanın üstüne üstüne gelip her şeyi anlamsız kılarcasına bulandırdığı kesindir. İnsan ölmek hakkını kullanabilir. Kaan da öyle yaptı, ölmek hakkını kullandı. Her şey insana ölümü düşündürebilir, olumsuz şeyler kadar olumlu şeyler de.

Henüz çocuksu arayışlarla belirgin ama güzel sezgilerle dolu genç şiirinde yoğun bir ölüm duygusu dışlaşıyor. "Asit döktüler içimize" diyebilen genç bir şair hemen sonra "ses oldu ölüm, cesaret" diyebiliyorsa, yaşamakla ölmek arasında gidip gelen bir sarkacın tıktıklarını bütün varlığında duyuyor demektir. Onun genç şiirine pek gitmeyen "susmak kutsalmış, ölüm de" sözleri yaşamı tartışan bir ruhun sesleri taşıyor.

Kaan İnce'nin ince duyarlılıklarla dolu genç şiiri tepe noktasına ulaşamadan düşmüş her şey gibi uzun uzun gönlümüzü burkacak, bize her zaman şu ya da 1992 bu nedenle eksik bıraktığımız, eksik yaşadığımız, göze, şairin alamadığımız, göze alsak da bulamadığımız şeyleri düşündürecek. Bunca duyarsızlığın, bunca tutarsızlığın, vurdumduymazlığın, kabasabalığın arasında bir çocuğun ölümü onurlu bir gidişten başta bir şey değildir.

Bu gidişte bizi uzun uzun düşündürmesi gereken gizler vardır. Bu gizleri sökebilecek miyiz? Kaan bu dünyaya iki satırla da olsa kendini bırakıp gitti. Bizi bize duyurabilmek, bizi kendi üstümüze düşündürebilmek için dizeler bıraktı bize. Taptaze şiiri hiç eskimeden kalsın belleğimizde. Onu bize anımsatırken bizi bize duyurabilmek için, bizim kendimize bazı sorular sorabilmemiz için.

AFŞAR TİMUÇİN

7. sayfa:

ŞİİRLER
Mektup 9
Ağlarda Yangın 10
Sır 12
Yaşam Pusulası 13
Çığlık 14
Sunakta Yakılan Suna: Kalbim 15
Aşk İksiri 16
Hüzün Örgüsü 17
Şah- Mat 18
Aşk Bozucular 19
Kalbimin Vuruşunda Karmaşa 20
Film 21
Gece Şiirleri 22
Sabah Seferi 26
Üç Rüzgar 29
Kavuşma 30
Gecenin Yüzü 31
Kurdele 32
Uçurum 33
Gecenin Önlüğü 34
Belki 34
Şelale 35
Ölüm Haritası 35
Buğu 36
Denizci 36
Susuzluğum 37
Vaktim Yok 38
Kanatlı Yıllar 39
Cennet Kuşları 40
Dağ Serinliği 40
Gurbet 41
Dövün 41
Yaralı 42
Bekleyiş 43
Güz Türküsü 44
Yanardağ 45
Elbet 46
Düz Akışı 47

Arka kapak yazıları
(Kaan için yazılanlardan alıntılar):

"Bağışla medyaları, bağışla holdingleri, onları bağışla, beni de bağışla Kaan."
küçük İSKENDER

"Dünya şiir olmalıydı, dünya aşk, sevgi olmalıydı."
Cezmi ERSÖZ

"Kaan İNCE... 22 yıla sığdırılmış gizli bir hayat."
"Yataksız bir liman yüreğim
Serçelerde gözlerimin buğusu."
Metin ÜSTÜNDAÐ

"KAAN, şimdi şairlerin safında: Hem hiç ihtiyarlamayacak teniyle, hem şiirleriyle...
Ömer ATEŞ


Nizamettin Uğur || nizamettinugur.gen.tr