Şiirde gösterge izcileri

MAHMUT TEMİZYÜREK


Şiirde gösterge izcileri

Şiirde gösterge izcileri
'Edebiyatın Gizi Şiir Dili', genç şairlerin, edebiyat derslerinde yeni bir bakış peşinde olan hocaların yararlanacağı birçok şiirsel yapı bilgisi içeriyor

05/10/2007 (503 defa okundu)

MAHMUT TEMİZYÜREK

Başka disiplinlerin egemenliğinden kurtularak edebi metne yoğunlaşmak, Rus Biçimcileri'nin yönelişini belirleyen bir tutumdu. Bu tutum aslında, F. Jameson'ın sözleriyle, şu yalın ısrardı: "Yazın olgusundan başka herhangi başka bir kuramlaştırma biçimine sapmayı inatla reddetmek." Roman Jakobson, B. Eyhenbaum, V. Şiklovski, O. Brik gibi yazarların 1915-30 arasında çalışmalarından oluşan 'Opoyaz' grubunun özellikle dilbilim ve şiir çözümlemelerine yoğunlaşan inceleme yöntemi, karşıtlarının 'biçimcilik' diye adlandırmasına karşın, özden bir gerçeklik taşıdığı için gelişebilmişti.

Bu edebi disiplin ile kesişen bir başka edebi açılım da Ferdinand Saussure ile dilbilim alanında başlamıştı. Yapısalcı eleştirinin ve Göstergebilimin çekirdeği olan bu düşünce, hemen her disiplinde de yankı buldu. Göstergebilim Roland Barthes, Mihail Bahtin, Algirdas-Julien Gremias gibi büyük yazarların elinde edebi bir eleştiri düzeyine yükseldi.

Türkçede, bu birikimlerin yöntem ve ilkelerini kullanan, edebi bilgiyi 'nesnel bir bilgi'yle okumaya çalışan ve bu tutumu özenle sürdüren yazarlar var. En çok tanınmışları hiç kuşkusuz Adnan Benk, Tahsin Yücel, Doğan Aksan, Mehmet Rifat ve Sema Rifat. Özellikle son iki yazarın çeviri emekleriyle Türkçe birçok temel yapıta kavuştu. Yalnızca çeviri değil, inceleme ve denemeleriyle de katkıları büyük oldu bu yazarların. Örneğin Mehmet Rifat'ın fazla dikkat çekmemiş olan Gösterge Avcıları- Şiir Okuyan Şairler 1 çalışmasını okumak bile, çalışmasındaki niteliği anlamak için yeter kanısındayım.

Bir de, az tanınan ama bu alanda sessizce çalışan ve kalıcı incelemeler üreten yazarlar var, Mustafa Durak gibi, Nizamettin Uğur gibi... Örneğin Durak'ın kitabı Yakın Mercek, şiire, sözcüklere yakından bakmayı yöntem edinmiş incelikli bir çalışma. Karl Kraus'un aforizmasındaki önermeyi içtenlikle yaşayanlardan biri Durak: "Bir sözcüğe ne kadar yakından bakarsanız, o kadar uzaktan bakacaktır size."

Uğur'un iki yaptı var. İlki Anlambilim-Sözlüğün Anlam Açılımı. İlk kitap, edebi kavramların, sözcüklerin anlam boyutu üzerine örnekli, analitik bir çalışma. Sözcüklerin gerçek, başat ve yan anlamlarının örneklerken özellikle 'değişmece=mecaz' kavramının açılımları konusunda Türkçede yeni sözler söyleyen bir kitap.

Edebiyatın Gizi Şiirin Dili ise, 'edebiyat', 'şiir', 'sanat ve yazar' üzerine deneme ve incelemelerden oluşuyor. Daha önce dergi ve gazetelerde yazılmış, kısa ve uzun yazıların toplamı olan kitap, şiire ilgi duyan, özellikle şiir yazmaya yönelmiş genç şairlerin, edebiyat derslerinde yeni bir bakış, 'nesnel bir yöntem' peşinde olan hocaların yararlanacağı birçok şiirsel yapı bilgisi içeriyor. Şairlerden bol örneklerle işlenen çözümlemelerde, şiirdeki anlamı yapısından ayırmaksızın yorumlayabilme ya da sezebilmenin denemelerini yapıyor Uğur. Sözcükte parıldayan ya da bütünde var olan oyunu, bu oyundaki hayatı ile yaratıcı tutumu anlayabilmenin, şiiri bütün bir 'anlam dizgeleri' içinde okuyabilmenin yollarına dair göstergeleri kullanıyor. Bunu ustalıkla yapıyor; ne de olsa yılların yazarı ve hocası. Kitabı okurken Uğur ile tartışmak istediğiniz, karşı çıkmak, başka bir öneride bulunmak, farklı bir bakış ve yol denemek isteğiniz de oluyor yer yer. Onun kavramlara yüklediği anlamlara itirazınız olabilir. Bazen de tartışma isteğini doğuran aslında şu duygu olabiliyor: Uğur'un şiire, şaire yakınlığına uygun bir yerde durmak istiyorsunuz siz de. Bu duygu, aklı karıncalandırıyor.

  • EDEBİYATIN GİZİ ŞİİR DİLİ
    Nizamettin Uğur, Kanguru Yayınevi, 2007, 102 sayfa, 7 YTL.
  • http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=ktp&haberno=6814

    Radikal gazetesi Kitap eki



    Nizamettin Uğur || nizamettinugur.gen.tr