ANLAMBİLİM / SÖZCÜĞÜN ANLAM AÇILIMI

DORUK YAYIMCILIK, İSTANBUL Tüm Hakları Saklıdır. Orijinal Adı: ANLAMBİLİM Sözcüğün Anlam Açılımı Yazarı: Nizamettin Uğur Yayıma Hazırlayan: Selma Koçak ISBN: 975-553-398-2 Basım Yeri, Yılı: Ege Matbaacılık, Ankara 2003 Dizgi: Doruk Yayımcılık Sayfa Düzeni: Doruk Yayımcılık Kapak Tasarımı: Doruk Yayımcılık Kapak Resmi: Atilla İlkyaz (1. baskının kapağı)


İçindekiler

İçindekiler
Sunu
Sözcük Anlambilimi Kavramlarına Ön Giriş

BİRİNCİ BÖLÜM:
Gerçek Anlam - Değişmece Anlam Karşıtbütünseli
I. Gerçek Anlam (Başat Anlam+Yan Anlam): Çokanlamlılık
II. Değişmece (Mecaz, Trope) Anlam
Değişmece Türleri
1. Örneklemeye Dayalı Değişmeceler
a) Benzerlik Yoluyla Oluşan Değişmeceler
* Benzetme (Teşbih, Simile, Comparaison)
* Eğretileme (İstiare, Metafor)
b) Çağrışımsallık Yoluyla Oluşan Değişmeceler
* Değinmece (Kinaye, Allusion)
* Yoksunlama
2. Bütünselliğe Dayalı Değişmeceler
* Düzdeğişmece (Mecaz-ı mürsel, Metonimi)
* Niceleme

İKİNCİ BÖLÜM:
Aktarmalar
Aktarmalar
I. Ad Aktarmaları
1. Anlamların Örneklendirilmesi Yoluyla Ad Aktarmaları
2. Anlamların Bütünleyiciliği Yoluyla Ad Aktarmaları
II. Eylem Aktarımları
1. Anlamların Örneklendirilmesi Yoluyla Eylem Aktarmaları
2. Anlamların Bütünleyiciliği Yoluyla Eylem Aktarmaları


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM:
EK: Tartışma Yazıları
* Deyim Nedir, "Deyim Aktarması" Yerinde Bir
Adlandırma mıdır?
* Benzetme, Eğretileme, Değişmece ve İmge Üzerine
* Yanlışların Öncelenmesi

KAYNAKÇA

İthaflar
Annem Kerime Erol Uğur'un,
Murat İsmet Tunçer'in
ve onun annesi Fatma Türköz Tunçer'in
anısına...

"Yer, gök, her şey kelimedir."
Mevlana

"Düşünceler, dilden ayrı var olmaz."
Marks

"Dil, varlığın evidir."
Heidegger


SUNU
Elinizde tuttuğunuz bu kitap, on yıllık bir süreçte aralıklı olarak gerçekleştirilen çalışmaların toplamıdır.

Dil ve dilin özellikle anlam boyutu, konuya kıyısından köşesinden bulaşanlara heyecanlı bir serüven sunar. Yorgunlukla hazzın iç içe geçtiği bu heyecanlı süreç, benim için, kuşku yok ki hiç bitmeyecektir.

Bu serüvene, ben, 15-20 yaşlarımda -pek çoğumuz gibi- şiir, öykü, deneme ve eleştirilerle dolaylı biçimde de olsa bulaşmıştım. Daha sonra, Türkçe - Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yaparken, genç yaşta yitirdiğimiz yirmi yıllık dostum Murat İsmet Tunçer'le birlikte anlambilim konularına el atmaya yöneldim. Daha geniş araştırmalara ise M. İ. Tunçer'in ölümünden sonra başladım.

Anlambilim / Sözcüğün Anlam Açılımı kitabı, aslında beş ana bölüm olarak düşünülmüştür. Geçim uğraşlarının yoğunluğu, araştırma ve yazı yazmaya pek zaman bırakmamış, düşünülen diğer yazıların yazılmasını engellemiştir. Yine aynı nedenle, kitabın üç ana bölüm olarak şu andaki boyutuyla hazırlanmasına da şimdilerde olanak bulunabilmiştir.

Her bir kavrama ilişkin yazılar, kitabın parçası olarak tasarlanmakla birlikte, geniş zaman aralıklarıyla yazılıp ayrı ayrı yayımlandığı için, az da olsa, ister istemez kimi değişik yaklaşımlar, yinelemeler içermektedir. Doğaldır ki, bu yazılar kitap bütünlüğüne kavuşturulurken belli ölçüde değiştirmeler, düzeltmeler, ekleme ve çıkarmalar yapılmıştır.

Ele alınan her konuda olabildiğince yeni yaklaşımlar, tanımlar, sınıflamalar, örnekler sunulmaya özellikle çalışılmıştır; yazıların yazılma zorunluluğunu doğuran da bu konularda duyulan gereksinimler olmuştur.

Üzerinde durulan kavramlar için asıl tasarlanan yazı biçimi, ele alınan her konunun sınıfsal, ruhbilimsel, kültürel vb. boyutlarla işlenmesiydi. Ancak o zaman her kavramın yazısı ayrı bir kitap boyutunu bulacaktı. Bu durum ise, uzun zaman ve büyük emek isteyen çalışmaları getirecekti. Okuma yazma çabasıyla boğuşulurken bir yandan da ekmek kavgası içinde olununca, istenen bu türden çalışmalara olanak bulunamadı, kavramlar ancak teknik düzeyde işlenebildi. Her şeye karşın, üzerinde durulan kavramları ülkemizde bu boyutta tartışan başka yazıların henüz ortalıkta olmadığı akıldan çıkarılmamalıdır.

Yazıların ilk biçimlerinin yer aldığı dergiler yazı sonlarında belirtilmiştir. Buna bağlı olarak, konuyla ilgili olanların dikkatini çekmek istediğim bir durum da, yukarıda belirttiğim gereksinimlerle, bu doğrultularda harcanan emeklerle var edilen yazılardaki gerek tanımlarda, gerekse örneklerde, o yıllardan bu yana yaygın bir anonimleşmenin yaşanmış olmasıdır.

Alanında böylesine açılımlara ve tartışmalara ülkemizde ilk yer veren bu kitap, umarım kısa zamanda aşılır.



* Murat İsmet Tunçer (1951-1992): Diyalektik, dil, tarih, Uzak Doğu sporları gibi alanlarda büyük birikimi, özgün araştırma ve saplayımları olan bir bilim ve sanat emekçisiydi. Bunu kanıtlayan, dergilerde kalan kimi yazıları dışında, kitap olarak yayımlanmış iki kısa çalışması ("Ekonomi Tutkunu 'Gerçekçi Bir Yazara Gerçekçiliğin, Yazarlığın ve Ekonominin 'A'sı Üzerine Küçük Belirlemeler", Aralık 1991 / Orhan Hançerlioğlu eleştirisi; "Çarpıtmalara Dayalı Bir Tarih Kuramının Ana Çizgileri", 2. basım 1991 / Fuad Köprülü eleştirisi) ve bir şiir kitabı (Günlerin İzdüşümü, 1990) vardır. Öğretmenlik, Uzak, Doğu sporları öğreticiliği (hocalığı), yayıncılık, çevirmenlik. pazarlamacılık, işçilik, politik önderlik, örgütçülük gibi akla gelmedik pek çok alanda uğraş veren, asıl büyük ve adını yaşatacak olan çalışmalarını ise gerçekleştiremeden kalp krizine yenilen bu değerli insan, dostlarınca ve onu uzaklan yakından tanıyanlarca hiç unutulmayacaktır. M. İ. Tunçer, her yıl 13 Ekimde Ankara'da bir törenle anılmaktadır

Nizamettin Uğur
26 Aralık 2001, Ankara


Arka Kapak Yazısı
Anlam-sözcük ilişkilerinin "sözcüğün anlam açılımı" biçiminde alındığı bu kitapta, anlamın boyutları ilk kez kavramlar düzeyinde tartışılmaktadır.

Alanında tek olan bu çalışmada, anlamın diyalektiği ve boyutları ile sözcük-anlam bağlantıları, "gerçek anlam-değişmece anlam karşıtbütünü"nde ele alınmıştır.

Farklı bir yaklaşımla yeni bölümlemeler, kavramlaştırmalar, terimlendirmeler yoluna gidilerek "gerçek anlam", "başat anlam", "yan anlam"; değişmece türleri olarak da "benzetme", "eğretileme", "düzdeğişmece", "niceleme", "yoksunlama" konularında ayrıntılı açıklamalara ve tartışmalara girilmiş, "aktarmalar" kavramına da yeni bir yaklaşım getirilmiştir.


ANLAMBİLİM kitabının ikinci baskısı
Kasım 2007, İstanbul, Doruk Yayınları
Dağıtım: Şubat 2008


Yayınevinin, kitabın 2. baskısı için arka kapağa koyduğu yazı:

Dilimizde anlambilim kavramlarına ilişkin çalışmalar yok denecek kadar az... Belki de bu alanda bulabildiğimiz yayınların başka coğrafyalarda harcanan bir mesainin sonucu olmasından ötürü, Türkçe'ye dair olanaklar tercüme kaygılarla geçiştiriliyor ve kendi çerçevelerini oluşturamıyorlar. Kavram kullanımları, dilin kendisine demir atamadan havada uçuşan parçacıklar olmaktan öteye gidemiyor.

Elinizde tuttuğunuz bu çalışma, Türkçe'nin imkanlarını anlambilimsel bir çözümlemeyle zenginleştirmenin yollarını arıyor. Yoğun bir Türkiye edebiyatı taraması yaparak, anlamın boyutlarını ülkemizde ilk kez kavramlar düzeyinde tartışıyor ve anlambilimle ilgili düşünce tarihindeki temel metinlerle hesaplaşmaya girişiyor.

Sözcüğün anlam serüveni bu. Nizamettin Uğur'un da belirttiği gibi, "yorgunlukla hazzın iç içe geçtiği" bu serüven, dili yalnızca bir iletişim aracı olarak değil, ama Heidegger'in deyimiyle bizzat varlığın evi olarak görenlerin çıkması gereken bir yolculuk.




Nizamettin Uğur || nizamettinugur.gen.tr